Topal İhtiyar

2008-06-09 21:54:00

Topal İhtiyarGözlerimi araladım. Nerde olduğumu bilmiyorum. Şaşkınca etrafıma bakıyorum. Kırık bir vazo, tozlar içinde kalmış fiskos örtüsü, örümcek ağlarının kapladığı tavan sanki yıllardır kimsenin yaşamadığı söyler gibiydi. Tavan arasında sesler geliyordu. Merdivenler gıcırdamaya başladı. Yukardan bir ihtiyar iniyordu. Durdu. Gözlerini bana dikmiş bakıyordu. Acaba aklından ne geçiriyordu. Tam bu sırada bana ne olduğunu hatırlar gibi oldum. Arkadaşımın yaptığı hırsızlık benim üzerime kalmıştı. Mahkemeye sevk edilmiştim. Ama sonrasını hatırlıyamadım.Gözlerini benim üzerimden çekmişti. Eskimiş tozlar içinde olan kahveringi koltuğa oturdu. Nasıl olduğumu istediğim birşey olup olmadığını sordu. Siz kimsiniz cevabımdan sonra şaşırmış görünüyordu. Anlattığına göre mahkemede bayılmış, başımdan yaralanmıştım. Uzunca bir süre baygın kalmışım. Ama siz kimsiniz sorumun cevabını alamamıştım. Tekrar sorma niyetim yoktu.Dış kapı açıldı. İçeriye yaklaşık 3, 4 çocuk girmişti. Üstlerinde ki kıyafetler yıpranmış, çamurlanmış bir haldeydi. İhtiyar onlara işlerinin nasıl gittiğini sordu. Acava ne işinden bahsediyordu. Çocuklar ceplerinden cüzdan, saat, mücevher gibi kıymetli eşyalar çıkartıp ihtiyara vermişlerdi. Bense sessizce onları izliyordum.İhtiyar bana doğru yöneldi. Elini omzuma attı ve bu sizin yeni arkadaşınız. En iyi şekilde eğitin demişti. Sanırım artık olanları anlamıştım. Yardım isteyecek kimsem olmadığı için çaresizce bekliyordum. O sırada ihtiyarın topalladığını farkettim. Öğrendiğim kadarıyla hırsızlık sırasında ayağını bir kurşun isabet etmiş.Ertesi sabah olmuştu. Çocuklar birer birer uyanmıştı. İhtiyar onları azarlayarak bataklığın içine sokuyordu. Çocuklar bu durumdan hoşnut görünmüyordu.     Akşam üzeri çocuklar el... Devamı

Yetim ve Öksüz

2008-06-09 21:53:01

Yetim ve Öksüz Aksam uzerı olmustu her yer adeta karanlığa burunmustu gunes eteklerını toplayıp kaybolmustu. Mavi bulutların yerini kara bulutlar almış, kuşlar birer birer kaybolmuş onların yerini baykuşlar doldurmuştu. Bu gecede evren bizim camı kırık, damı akan kulübeden böğle görünüyordu. Evde yalnızdık. Babam sabahın erken saatlerinde evden çıkar gece geç saatlere kadar gelemezdi. Ormanda ağaçları keser, yakılmaya hazır hale getirirdi. Bunun onu aşırı yorduğunu bilirim. Gecenin geç saatlerinde uyanır; anneme ellerini ve ayaklarını gösterirdi. Artık tamamen yıpranmıştı. Annemse evde kalır, evin işlerini yapardı. Birde bahçesi vardı. Yediğimiz yeşillikler annemin bahçesinden çıkardı. Birde hayvanları vardı. kucuk ağırımızda sankı evımızın gecımınını sağlıyorldı. sabah olmus sankı gecenın bıze veda eder gıbı bır seklı vardı artık evrenı baykuslar değil sabahın meleklerıu kaplıyordu.babam saat altı gıbı evden cıkmıstı. yıne ormana gıdıyordu. annemse evımızın ısleri ile uğrasıyordu.bense anneme yardım edıyordum.annemle bEn o kucuk kulubemımızı toplarken cabuk bıtıyodu. Neyse ki aksam olmustu. Aksam yemeğinde kuru ekmek ve kucuk tenceremızde çorba vardı. Annem ağırımızda hayvanlarla uğrasıyordu bense babamın hala neden gelmediğini dusunuyordum. Sabah olmustu babam hala yoktu. Biz annemle ormana ona bakmaya gittik. Ormanda gördüklerimiz bizi yıkmıştı. Babam bir kütüğün altında kalarak gözlerini yummuştu. Gunler gectıkce annem babamın yokluğuna dayanamıyordu. Günden güne eriyor bitiyordu. Bu acı onu hastalığa kadar götürdü. Annemin bu hastalığı dahada ilerlıyordu. Bir sabah uyandığımda onu yanımda görememe korkusu benide üzüyordum. Evet beklemediğim olmuştu. Annem sobası tütmeye, tenceresi boş, soğuk bir yerde hayata gözlerini kapadım. En çokda bunu demek artık beni ü... Devamı

Düşündüklerini Söyleyebilir misin?

2008-06-09 21:53:00

Düşündüklerini Söyleyebilir misin?Bir milletin çağdaşlık seviyesine ulaşabilmesi için her bireyin düşüncelerini özgür bir biçimde ortaya koyması gerekir.Her birey yaşadığı çevre, düzen ve uyuma göre herkes tarafından kabul edilmesede bu düşünceler özgürce ifade edilmelidir.Bir toplumun yükselemesi ; toplum sorunlarına çözüm bulunması ve gerekli olana ulaşılması durumunda mümkün olur. Bu sorunlar kişiden kişiye değişir. Her toplumdaki bireyler kendis sorunlarını ve gerekli olanları özgür bir biçimde açıklayamadığı sürece sorunlar çözülemez ; sorunlu bir toplum yükseklere lâyık değildir! Düşünce toplumun geleceğini belirler. Düşüncede özgürlük ise toplumun huzur ve barış içinde yönetilmesinde etkendir. Düşüncenin özgürce belirtildiği toplum yükselmek için ilk adımı atmış demektir!b.k... Devamı

Sevgi...

2008-06-09 21:51:00

Sevgi... Sevgi öğle bir şeyki bir yazar sevginin tanımını yapamadığında onun yerine üç nokta(...) koymasıdır. Dünya üzerinde ne kadar sevgi vardır? Ben biraz düşündümde bunları yazmaya kalksam sayfalar yetmez. Annenin çocuğuna,çiçeğin yağmura,erkeğin kadınına olan sevgisi. Sevgi bazen o kadar büyürkü aşka dönüşür. Büyümeye devam eder. Aşk evliliğe sonrada meyvesini verir. Bir çocuk. Sonra bu çocuğa da sevgi gösterilir. Sevgi Büyür büyür büyür... Bir çocuk uzun gecelerde yanında olması için bir oyuncak ayıcık istiyor yanına. Ona sarılıyor, onula yatıyor uzun gecelerce. Belkide onla konuşuyor. Hissediyor. Oyuncağa karşı sevgi hissediyor. Sevgini büyüklüğü ya da ne kadar süreceğini bilemeyiz ama sonuçta sevmiyor mu? Ahh o öğretmenler. Oku, dinle, sus, yapma, dersi dinle ... Bu öğütleri çoğumuz duymayı sevmeyiz. Bende dahil. Ama şu konuda asla itiraz edemem; Öğretmenlerimizin bize olan sevigisini... Sevgi gül kokulu sararmış yapraklara aldığımız notları sevdğimize okumamıza benzer. "KİMİ ZAMAN SEVDİĞİMİZİN NE OLDUĞUNU BİLMEDEN SEVERİZ. OYSA SEVMEK, EN FAZLA, NEYİ SEVDİĞİNİ FARK ETMEK DEMEKTİR. VE SEVEN BİRAZ DA NEYİ SEVDİĞİNİ BİLENDİR." diğor Saadet ablam. Ne kadar doğru demiş diğorum şimdilerde. b.k... Devamı

Gözler Neyi Yansıtır?

2008-06-09 21:50:00

Gözler Neyi Yansıtır? Hani derler ya Gözler kalbin aynasıdır diğe. Bu sözde hep düşünürüm. Gözler kalbin nasıl aynası oluyor diğe. Şimdi bu sorunun cevabını daha iyi biliyorum.     Kalp insanla büyüyor, gelişiyor, yaşıyor, yaşlanıyor... İnsanın yüreği insanın yaşadığı aşkı, sevgiyi, deneyimi kalpte yaşar. Birer birer yüklenir anılar. Ve tek tek işlenir bir sonbaharda sararmış yapraklar üstüne.     Ağız yalan söylerse gözler. Peki gözlerde yalan söyleyebilir mi? Kalp yalan nedir bilmezken gözler nasıl yalan söylesinki?     Gözler okunmayı bekleyen birer kitap gibidir. Gerçeklerin adresi olan yer gözler. Bir kış sabahı seher vaktinde aşkını söyleyemeyen birinde parıldar parıldar parıldar... Okuyabilmek ahh onları okuyabilmek. Acaba okumasını mı bilmiyoruz ya da bakmasını mı?     Sustuğunda susmayan konuşan gözler. Her bakışta bir söz...     Hayatını anlatan arşivleri ortaya döken gözler. Hiç birşeyi unutmayan, gören kaçırmayan...   Ve tek tek tekk gerçekleri konuşan... b.k... Devamı