Her kitapta birimizin hissettikleri, düşündükleri vardır ;)

2008-05-23 00:44:00

Her kitapta birimizin hissettikleri, düşündükleri vardır ;) Küçük Kızıma Neler Oluyor? Peter, eşi bir iş gezisi için birkaç aylığına Amerika’ya gidince, küçük oğluna ve yetişkin olmaya aday kızına bakmak zorunda kalır. Tammy, bu aylarda ilk kez regl olur; ilk aşk acısını ve ilk flörtünü yaşar. Bu arada evde olduğu her an telefonla konuşmanın büyüsüne kaptırır kendini. Saçlarının rengini açtırarak babasını çileden çıkarır. Daha da kötüsü büyüyerek genç bir yetişkin haline gelir. Bir genç kızın yetişkin bir hanıma dönüşmesini komik fakat etkileyici bir biçimde yansıtan bu bakış, telaşlı ve endişeli bir babanın, uzaktaki anneye gönderdiği mektuplarda hayat buluyor. Küçük Kızıma Neler Oluyor? ebeveynlere sahip olmanın bahtsızlığını yaşayan tüm ergenlerin ve ergenlik dönemini yaşayan çocuklara sahip olan tüm şanslı ebeveynlerin eğlenerek okuyabilecekleri bir hikaye... Muhteşem İkili (Lieblingsfreundin - Mega - Zoff) Flo, aşık olduğundan bu yana en iyi arkadaşı Maxie’nin bile farkında değildi... Üstelik Maxie’nin aşktan anlamadığına yanlış arkadaşlıklar kuracak ve onu çok üzecekti. Ama ayrı kalamazlardı çünkü onlar iki iyi arkadaştı. Benden Bu Kadar (Poppy) Poppy güzel, akıllı, arkadaşları arasında sevilen bir kızdır. Onu çok seven, herkesin imrendiği bir ailesi vardır. Her türlü sorundan uzak bir yaşam süren Poppy, belki de bu yüzden, arkadaşlarının sorunlarına karşı büyük bir duyarlılık göstermekte, çözümler bulmaya çalışmakta, hatta okulu bitirdikten sonra "gönül dostu" adıyla köşe yazıları yazıp insanlara öğütler vermeyi hedeflemektedir. Bir yandan okulun sosyal faaliyteleryle ilgilenen, bir yandan erkek arkadaşı tarafından terk edilen sevgili dostu Livi’yi teselli etmeye çalışan Poppy, bütün bunların (hatta çok daha fazlasının) altından kalkabileceğini düşünmektedir. Ancak hiç aklına gelmeyecek sorunlar onu da yoklamaya, güven dolu çevresinde bir şeyler değişmeye başladığında bunu gerçekten başarabilecek midir? Kit... Devamı

Anne(leri)mi(zi)n Günü

2008-05-11 00:48:00

Anne(leri)mi(zi)n Günü   Klasik bir öyküdür. Ama bugünde hatırlamak gerekmez mi?   Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış. Bir gün Tanrı'ya sormuş; "Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler. Fakat, ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?" "Tüm meleklerin arasında senin için bir tanesini seçtim, O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın." "Peki, insanlar bana birşey söylediklerinde, dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?" "Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı ve en güzel sözcükleri söyleyecek.Sana konuşmayı, dikkatle ve sevgi ile öğretecek." "Peki, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?" "Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek." "Dünyada kötüler olduğunu da duydum. Beni onlardan kim koruyacak?" "Meleğin seni kendi hayatı pahasına da olsa koruyacak." "Fakat, ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm." "Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve ulaşmanın yolunu öğretecek." O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır. Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar; "Şimdi gitmek üzere isem, benim Meleğimin adı ne?" "Meleğinin adının önemi yok yavrum. Sen onu, ANNE diye çağıracaksın." Tüm annelerin "Anneler Günü" kutlu olsun…  ... Devamı

DÜNYA ÇOCUK KİTAPLARI HAFTASI

2008-04-24 16:33:00

DÜNYA ÇOCUK KİTAPLARI HAFTASI Kitap bize bilmediklerimizi öğretir. Görmediğimiz yerleri tanıtır. Kitap okunduğu zaman göze, dinlendiği zaman kulağa seslenir. Kitaplar zamanımızı değerlendiren birer sevgili arkadaştır. Kitaplarla arkadaşlık küçük yaşta başlarsa bu güzel alışkanlık büyüyünce de sürer gider. Kitaplar doğruyu, güzeli, iyiyi, yararlıyı bulmamıza yardım eder. Kitaplar yaşamı sevdirir. Dünyayı güzelleştirir.   İçimizi aydınlatır. Yazarlar, kitaplar aracılığıyla binlerce, yüz binlerce insana seslenirler. Yazarın düşünceleri kitaplar aracılığıyla ülkeden ülkeye yayılır. Bilgiler en uzak yerlere ulaşır. Yazarla okuyucu arasında bir bağ kurulur, bir yakınlık sağlanır. Kitapların satıldığı yere kitapevi, konulduğu yere kitaplık denir. Herkesin yararlanması, okuması, başvurması için kurulan ve içinde kitaplar bulunan yere kütüphane denir.   Amerikan İzcileri Kitaplık Yöneticileri ilk kez 1917 yılında bir kitap haftası düzenlemeyi önerdiler. Aydınlar, yazarlar, yayıncılar önerinin benimsenmesi için çalıştılar. Bu çalışmalar sonucu Kasım ayının ikinci haftası dünyanın bir çok uygar ülkesinde Kitap Haftası olarak kabul edildi. Bu hafta daha sonra bizde de Çocuk Kitapları Haftası olarak kutlanmaya başladı.Kitap Haftası içinde, kitap sergileri düzenlenir. Kitap siparişleri mektuplarının nasıl yazıldığı öğretilir. Arkadaşlar birbirlerine kitap armağan ederler. Kitapsever öğrenciler hafta içinde kitaplıklarına çeki düzen verirler.   Kitap sevgisini bir yazarımız şöyle anlatıyor. "Dünyada hiç bir dost, insana kitaptan daha yakın değildir. Sıkıntımızı unutmak, donuk hayatımıza biraz renk, ışık vermek, daracık dünyamızda bulamadığımız şeyleri yaşamak için tek çaremiz kitaplara sarılmaktır. Düşünüyorum da, şu dünyada kitaplar yok oluverse, yaşamak ne denli güçleşir, çekilmez bir ağırlık olur. Dünyamızı nasıl insansız düşünmezsek, insanı da kitapsız düşünemeyiz. Beyinde, düşüncenin kıvıl... Devamı

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

2008-04-23 12:49:00

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı     23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı günün yıldönümü olarak kutlanmaya başlanan ulusal bayram,ilk kez 23 Nisan 1920’de “Hakimiyeti Milliye Bayramı” olarak kutlanmıştır. 1930’lu yıllarda Çocuk Esirgeme Kurumunun gelenekselleştirdiği “Çocuk Haftası”nın (23 Nisan – 1 Mayıs) başlangıcının da bu bayramla aynı güne rastlaması sebebiyle “Milli Hakimiyet Bayramı ” ile Çocuk Bayramı aynı gün kutlanmaya başlamıştır.27 Mayıs 1935’te bu gün,23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanılmaya başlanmıştır.... Devamı

22 NİSAN DÜNYA GÜNÜ

2008-04-22 10:48:00

22 NİSAN DÜNYA GÜNÜ “Bugün yaşlı dünyamız için güzel bir şeyler yapın” 22 Nisan tarihi, ABD’li Senatör Gaylord Nelson’un girişimleri ile 1970 yılından bu yana dünyanın sembolik doğum günü olarak kabul ediliyor. Ülkemizde de kutlanmakta olan Dünya Günü’nün bu yıl ki teması geçen yıl olduğu gibi: “yaşam için su” . Dünyada gereğinden daha fazla su var ama ne yazık ki yoksulların bu suya kavuşması için şimdiye dek yeterli siyasi irade ve maddi kararlılık gösterilemedi. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2000 yılında aldığı kararla, temiz suya ulaşamayan insan sayısını 2015 yılına dek yarı yarıya azaltmayı Milenyum Kalkınma Hedefleri’nden biri olarak kabul etmesi sevindirici bir gelişme. BM ’e göre dünya genelinde 1,1 milyar kişi yani her beş kişiden biri günde en az 20 litre su olarak tanımlanan güvenli içme suyuna “makul sınırlar çerçevesinde ulaşamadıkları” için hastalanma ve ölüm tehlikesiyle karşı karşıya. Oysa BM’ in koyduğu hedef doğrultusunda 2015 yılında dünyanın her yerinde kişi başına günde 50 litre su düşmesi için, mevcut küresel su tüketiminin yüzde 1’inden bile azı yeterli. Son elli yıl içinde insanoğlunun tatlı su ekosistemleri, yani döngü sırasında su depolayan, taşıyan ve arıtan nehirler, göller, sulak alanlar ve yeraltı aküferleri üzerindeki etkilerinin boyutları, nüfus ve tüketim artışıyla birlikte çok hızlı yükseliş gösterdi. Bu dönemde dünya genelindeki su talebi yaklaşık üç kat arttı. Günümüzde dünya genelindeki su tüketiminin yaklaşık yüzde 70’i tarımda, yüzde 22’si sanayide, yüzde 8’i de il ve ilçelerde kullanılıyor. Su için talep artarken, kaynaklar hızla tükeniyor veya kirleniyor. Şu anda Dünya genelindeki gıda üretiminin yüzde 40’ı sulamalı arazilerden elde ediliyor. Sulama için yer altı aküferleri geri dönüşüm hızının üzerinde yeryüzüne pompalanıyor. Kısacası 2030 yılına kadar çiftçilerin dünya nüfusuna eklenece... Devamı